Ana Sayfa » Donanım » Nesnelerin İnterneti’nin Kuşbakışı Görünümü

Nesnelerin İnterneti’nin Kuşbakışı Görünümü

Sevcan BACANAK

Sevcan BACANAK toplam 3 yazısı bulunmakta.

Network Uzmanı.. Bilgisayar Mühendisi.. Karadeniz Teknik Üniversitesi 2004 mezunu.. İki çocuk annesi..

İlk duyduğumuz anda bile hakkında yorum yapabileceğimizi sandığımız, “Internet of Things işte, her şeyin internete bağlı olması ” falan filan diye lafa girip “Bunun olacağı belli değil miydi zaten? Yeni bir buluş değil ki? Çok da kompleks bi şey yoktur ki?” deyip sonrasında “Bu kadar basit olmayabilir mi? Arkasında daha başka bi teknoloji mi yatıyo?” gibi gibi sorularla beyin cimnastiği yaptıran konu.

Neden bu kadar gündemde sorusu üzerinde çok düşünmeye gerek yok. Zira gelişen teknolojiyle işin buralara geleceği çok öncelerden belliydi. Birçoğunuz da benim gibi yıllar önce “Siz daha eve varmadan kombiyi çalıştırıp evinizi ısıtabileceksiniz”, “Yataktan kalkmadan kahve makinasını çalıştıracaksınız”, “Alışveriş listesini buzdolabınız size mail atacak” gibi akıllı ev fikirlerini duyup “Vay arkadaş!”  demişsinizdir eminim. İşte bunlar hep IoT :)

Kısaca M2M-Makineler Arası Haberleşme (Machine to Machine Communication) kavramının kapsamlı hali olup genel bir tanımla Nesnelerin interneti, çevremizde var olan fiziksel birçok nesnenin internete bağlanarak birbirleriyle veya başka sistemlerle veri alış-verişi yaptığı iletişimi ifade etmektedir.

Arama motoruna “iot” yazdığınızda çıkan sonuçlarda ilk sırada wikipedia sayfası çıkar ve bu IoT için özetle der ki Internet of Things;  elektronik donanım, yazılım, sensörler ve network bağlantılarının gömülü olduğu fiziksel objelerin ya da “şey”lerin veri alış-verişi yapmalarına imkan sağlayan ağdır.

Dünya telekom standartlarını belirleyen telekomünikasyon kuruluşu Uluslararası Telekomünikasyon Birliği’ne (International Telecommunication Union – ITU) göre bu tanım; Bilgi toplumu için, mevcut ve gelişmekte olan birlikte çalışabilir bilgi ve iletişim teknolojilerine dayanarak nesneleri (fiziksel ve sanal) birbirine bağlamak suretiyle gelişmiş hizmetlere olanak sağlayan küresel bir altyapıdır. (Recommendation ITU-T Y.2060)

Bu konuda benzer sıkıcılıkta daha birçok tanım, ifade bulabilecekken, arama sonuçlarını es geçip arama motorunun “Images” sekmesine tıklayarak işi görsel hafızasına pas etmek isteyenler için (söz meclisten dışarı tabii, aramızda öyle tembelliğe meyilli olan yoktur biliyorum, hepimiz sayfalarca paper okuruz hep :)) biraz görsel kullanmak gerekirse; IoT’nin bize vaat ettiklerinden biri olan buzdolabı efsanesine bir örnekle başlayalım.

IoT karikatür

IoT ekosistemine bir bakış atacak olursak hayatımızın her alanına hunharca gireceğini görebiliriz. Evimizdeki aynadan tutun da arabamıza, kolumuzdaki saate, işyerindeki kahve makinasına kadar her şeyimiz internete bağlı olacak. Kabus gibi, düşünsenize fırınınız sizden habersiz yaptığınız her yemeği Instagramda paylaşıyor, bunu Instagramdan gören buzdolabınız da yorum yazıyor altına “Saklayacak yer yok, iki gün yemek yapma”. Sonucunda oluşacak Internet faturamızın boyutlarına hiç girmiyorum bile :)

iot-ecosystem

         Biraz teoriye dalalım şimdi ve IoT mimarisini ve katmanlarını ise şu şekillerle gösterelim.

IoT Architecture

IoT Layers_TR

Türklerin ve Türkiye’nin teknolojiye, Internet’e yatkınlığını hepimiz biliriz :) Acaba “thing”lerimiz Internet’e ne kadar girebilmiş? Bu IoT kavramında Türkiye ne durumda acaba diyecek olursanız aşağıdaki listeye girebildiğimizi görürüz. Umut var yani, boşuna konuşmuyoruz :)

IoT istatistiği(Ülkelere göre)

Cisco’nun IoT Grubu (IoTG) 2020 yılında Internete bağlı cihaz sayısının 50 milyarı aşacağını söylemiş. O yıllarda dünyadaki insan nüfusu çok değişir mi bilmiyorum ama IoT nüfusundaki bu katlanış yadsınamayacak kadar büyük. Kabaca bir hesapla kişi başına düşen cihaz sayısı 7-8 olacak. Bu sayı tabii ki çok büyük ama asıl endişelenilen konular bu kadar cihazın yaratacağı Internet trafiği (yani Big Data) ve işin siber güvenlik boyutu. (The National Intelligence Council, 2025 yılında IoT’nin yıkıcı bir teknoloji olacağını öngörmüş.) Özellikle siber güvenlik konusu günümüzden itibaren artan bir ivmeyle ülkelerin ve kurumların en öncelikli konusu olacaktır. IoT, aynı zamanda bilinen siber saldırılara/güvenlik önlemlerine yeni boyutlar katarak farklı açılardan bakma gerekliliğini de ortaya çıkaracaktır. Çünkü günümüzde güvenilir dediğimiz birçok güvenlik aracı sadece bilgisayar vb. sistemler düşünülerek üretilmiş. Oysa az önce bahsettiğimiz gelecek öngörülerine göre IT cihazı olmayıp sadece üzerinde gömülü bir çip bulunduran cihazlarda oluşacak arka kapılar, evimizin her yerinde olacak. Bu nedenle işin içine IoT girince siber güvenlik konusunun da tekrar ele alınması gerekecektir. Buradan sektörün parlak çocuğu olan siber güvenlikçilere selam olsun :P

Bu kadar cihaz, bu kadar bağlantı söz konusu olunca son olarak bir de işin Green Communication boyutuyla ele alınıp G-IoT (Green IoT) kavramının doğduğunu söyleyip sözü bitirelim.

, , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


9 − = iki

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>